Edebiyat Tarihi

Tanzimat Edebiyatı Nedir? Dönemleri, Özellikleri ve Sanatçıları

Kısaca

Doğu ile Batı’nın, gelenek ile modernin, saray duvarları arasına sıkışmış aruz vezni ile halkın anlayacağı hürriyet türkülerinin çatıştığı en çalkantılı kavşak: Tanzimat Edebiyatı. Osmanlı İmparatorluğu’nun köklü bir zihniyet dönüşümüne girdiği 19. yüzyılda, edebiyat sadece bir estetik arayış değil; aynı zamanda toplumu eğitme, dönüştürme ve kurtarma…

Doğu ile Batı’nın, gelenek ile modernin, saray duvarları arasına sıkışmış aruz vezni ile halkın anlayacağı hürriyet türkülerinin çatıştığı en çalkantılı kavşak: Tanzimat Edebiyatı. Osmanlı İmparatorluğu’nun köklü bir zihniyet dönüşümüne girdiği 19. yüzyılda, edebiyat sadece bir estetik arayış değil; aynı zamanda toplumu eğitme, dönüştürme ve kurtarma vazifesini üstlenen bir dava alanı hâline gelmiştir. Türk edebiyatının yönünü Doğu’dan Batı’ya çeviren bu eşsiz serüven, modern anlatı dünyamızın da temel taşlarını oluşturur.

📌 İçindekiler

Tanzimat Edebiyatı Nedir? Tarihsel Arka Plan

Tanzimat Edebiyatı, 1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı’nın (Gülhane Hatt-ı Hümayunu) yarattığı siyasi ve toplumsal atmosferin edebiyata yansımasıdır. Ancak edebî bir hareket olarak başlangıcı, 1860 yılında Şinasi ve Agâh Efendi’nin ilk özel Türk gazetesi olan Tercüman-ı Ahvâl’i çıkarmasıyla kabul edilir. Bitişi ise 1896 yılında Servet-i Fünun topluluğunun oluşmasıyla gerçekleşir.

Yüzyıllar boyunca hüküm süren Divan edebiyatının soyut, mazmunlara dayalı ve seçkinci dünyasından kopuş bu dönemde başlar. Aydınlar, Fransız İhtilali’nin dünyaya yaydığı hürriyet, vatan, adalet, eşitlik ve kanun kavramlarıyla tanışmış; edebiyatı halka ulaşmanın en kestirme aracı olarak görmüştür. Modern Türk edebiyatının dünyaya açılan penceresinde ilk adımlar atılırken, tıpkı platformumuzun ilk merhaba deyişi olan Hello world! selamında olduğu gibi, Tanzimat aydınları da Batı kültürüne ve modern fikirlere kucak açmıştır.

Tanzimat Edebiyatının Genel Özellikleri

Yaklaşık 36 yıl süren bu dönem, Türk düşünce ve sanat hayatında köklü kırılmalara imza atmıştır. Tanzimat Edebiyatı’nın belirleyici özellikleri şunlardır:

  • Yeni Türlerin Doğuşu: Roman, modern hikâye, tiyatro, makale, fıkra, deneme ve eleştiri gibi Batılı edebî türler ilk kez bu dönemde edebiyatımıza girmiştir.
  • İçerikte Yenilik, Biçimde Gelenek: Özellikle şiirde gazel, kaside, terkib-i bent gibi eski nazım şekilleri korunmuş; ancak bu kalıpların içine hak, vatan, kanun, meşrutiyet gibi yepyeni temalar yerleştirilmiştir.
  • Dilde Sadeleşme Çabası: Halkın anlayabileceği sade bir dil hedeflenmiş; her ne kadar tam anlamıyla başarılamasa da Divan edebiyatının ağır ve süslü diline karşı güçlü bir tavır alınmıştır.
  • Gazeteciliğin Yükselişi: Gazete, edebiyatın ve fikirlerin en önemli taşıyıcısı olmuştur. Eserler tefrika edilmiş, edebiyat doğrudan kamuoyunu şekillendiren bir güce dönüşmüştür.
  • Akımların Etkisi: Batı’dan tercüme edilen metinlerle birlikte Klasisizm, Romantizm ve son dönemde Realizm ile Natüralizm Türk edebiyatını beslemeye başlamıştır.

Tanzimat Edebiyatı Dönemleri: İki Farklı Kuşak, İki Ayrı Dünya

Tanzimat Edebiyatı, siyasal gelişmelerin ve padişah yönetimlerinin baskısına bağlı olarak iki farklı dönemde incelenir. 1860-1876 arasını kapsayan I. Dönem ile 1876-1896 arasını kapsayan II. Dönem, edebiyat anlayışları bakımından birbirine taban tabana zıttır.

1. Dönem Tanzimat Edebiyatı: “Toplum İçin Sanat”

Bu dönemin sanatçıları hem birer yazar hem de birer fikir ve devlet adamıdır. Onlar için sanat, milleti aydınlatmanın ve Batılı medeniyet seviyesine ulaştırmanın bir vasıtasıdır.

  • Sanat anlayışı: “Toplum için sanat” ilkesi benimsenmiştir.
  • Dil: Dilde sadeleşme savunulmuş, halkın anlayabileceği bir Türkçe arzulanmıştır.
  • Akımlar: Şinasi ve Ahmet Vefik Paşa’da Klasisizm; Namık Kemal ve Ahmet Mithat Efendi’de ise Romantizm baskındır.
  • Tiyatro: Tiyatro sahnede oynanmak için yazılmış ve halkı eğiten “faydalı bir eğlence” olarak görülmüştür.

2. Dönem Tanzimat Edebiyatı: “Sanat İçin Sanat”

II. Abdülhamid döneminin siyasi koşulları, Kanun-i Esasi’nin askıya alınması ve sansür uygulamaları nedeniyle sanatçılar toplumsal meselelerden uzaklaşarak bireysel temalara yönelmiştir.

  • Sanat anlayışı: “Sanat için sanat” anlayışına dönülmüştür.
  • Konular: Vatan ve millet kavramları yerini aşk, ölüm, tabiat, melankoli ve metafizik kaygılara bırakmıştır.
  • Dil: Sadeleşme terk edilmiş, oldukça ağır, süslü ve sanatlı bir dil kullanılmıştır.
  • Akımlar: Şiirde Romantizm devam ederken; roman ve hikâyede Realizm ve Natüralizm öne çıkmıştır.
  • Tiyatro: Baskılar nedeniyle tiyatro eserleri sahnelenmek için değil, okunmak amacıyla kaleme alınmıştır.

Tanzimat Edebiyatı Sanatçıları ve Edebî Kişilikleri

Tanzimat Edebiyatı kadrosu, Türk aydınlanmasının öncü isimlerinden oluşur. Her iki dönemin temsilcileri de kendi kulvarlarında edebiyat tarihimize silinmez izler bırakmıştır.

I. Dönem Sanatçıları

  • İbrahim Şinasi (1826-1871): Yeniliklerin öncüsüdür. İlk özel gazete (Tercüman-ı Ahvâl), ilk tiyatro oyunu (Şair Evlenmesi), ilk noktalama işaretleri kullanımı ve ilk makale (Mukaddime) onun imzasıyla literatürümüze girmiştir.
  • Namık Kemal (1840-1888): “Vatan Şairi” olarak anılır. Gür sesli hitabetiyle vatan, hürriyet ve adalet kavramlarını edebiyata sokmuş; ilk edebî romanı (İntibah) ve sahnelenen ilk oyunu (Vatan yahut Silistre) kaleme almıştır.
  • Ziya Paşa (1829-1880): Doğu ile Batı arasında kalmış tipik bir aydındır. Şiir ve İnşa makalesinde halk edebiyatını savunurken, Harâbât antolojisinde Divan edebiyatına geri dönmüştür. “Terkib-i Bent” ve “Terci-i Bent” türleriyle toplumsal aksaklıkları yermiştir.
  • Ahmet Mithat Efendi (1844-1912): “Yazı Makinesi” unvanına sahip üretken yazardır. Amacı halka okuma alışkanlığı kazandırmaktır. Meddah tarzını modern anlatıyla harmanlamış, Letaif-i Rivayat serisiyle ilk öykü örneklerini vermiştir.
  • Şemsettin Sami (1850-1904): Türk edebiyatının ilk yerli romanı olan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat‘ın yazarıdır. Dil ve sözlük alanındaki çalışmalarıyla (Kâmûs-ı Türkî) tanınır.

II. Dönem Sanatçıları

  • Recaizade Mahmut Ekrem (1847-1914): Teori ve tenkitte yeniliğin mimarıdır. “Güzel olan her şey şiirin konusu olabilir” diyerek şiirin ufkunu genişletmiştir. Türk edebiyatının ilk realist romanı kabul edilen Araba Sevdası’nı yazmıştır.
  • Abdülhak Hamit Tarhan (1852-1937): “Şair-i Azam” (Büyük Şair) olarak bilinir. Türk şiirinin kurallarını yıkmış, metafizik, felsefe ve ölüm kavramlarını derinden işlemiştir. Eşi Fatma Hanım’ın vefatı üzerine yazdığı Makber dönüm noktasıdır.
  • Samipaşazade Sezai (1859-1936): Esaret temasını gerçekçi bir dille ele aldığı Sergüzeşt romanı ve modern Batılı hikâyeciliğin ilk yetkin örneği sayılan Küçük Şeyler eseriyle tanınır.
  • Nabizade Nazım (1862-1893): Realizm ve Natüralizmin en önemli uygulayıcısıdır. İlk köy romanı Karabibik ve ilk tezli/psikolojik deneme niteliğindeki Zehra onun imzasını taşır.
  • Muallim Naci (1850-1893): Recaizade Mahmut Ekrem ile girdiği eski-yeni çatışmasında “eski” edebiyatın savunucusu gibi görünse de aslında Batılı fikirlere açık, ılımlı bir yenilikçidir.

Tanzimat Edebiyatında İlkler Tablosu

Modern Türk edebiyatının kuruluş süreci olan bu dönem, birçok “ilk”in doğumuna tanıklık etmiştir:

  • İlk Yerli Tiyatro Eseri: Şair Evlenmesi (İbrahim Şinasi)
  • Sahnelenen İlk Tiyatro: Vatan yahut Silistre (Namık Kemal)
  • İlk Yerli Roman: Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (Şemsettin Sami)
  • İlk Edebî Roman: İntibah (Namık Kemal)
  • İlk Tarihî Roman: Cezmi (Namık Kemal)
  • İlk Realist Roman: Araba Sevdası (Recaizade Mahmut Ekrem)
  • İlk Köy Romanı: Karabibik (Nabizade Nazım)
  • İlk Psikolojik Roman Denemesi: Zehra (Nabizade Nazım)
  • İlk Edebî Eleştiri: Tahrib-i Harâbât (Namık Kemal)

Sonuç: Geleneğin Kırıldığı Edebî Devrim

Tanzimat Edebiyatı, estetik kusurlarına ve acemiliklerine rağmen Türk edebiyatının kabuğunu kırdığı en önemli hamledir. Divan edebiyatının soyut kalıplarından modern dünyanın gerçeklerine uzanan bu yolculuk; daha sonra gelecek olan Servet-i Fünun, Millî Edebiyat ve Cumhuriyet dönemi edebiyatının zeminini hazırlamıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Tanzimat Edebiyatı hangi olayla başlar ve biter?

Tanzimat Edebiyatı, 1860 yılında Şinasi ve Agâh Efendi tarafından çıkarılan ilk özel Türk gazetesi Tercüman-ı Ahvâl ile resmen başlar; 1896 yılında Tevfik Fikret ve arkadaşlarının Servet-i Fünun dergisi etrafında toplanmasıyla sona erer.

1. Dönem ve 2. Dönem Tanzimat Edebiyatı arasındaki en temel fark nedir?

En temel fark sanat anlayışıdır. 1. Dönem sanatçıları “toplum için sanat” anlayışıyla vatan, hürriyet ve adalet temalarını işleyip sade dili hedeflerken; 2. Dönem sanatçıları siyasi baskılar nedeniyle “sanat için sanat” ilkesini benimsemiş, bireysel ve karamsar konulara yönelerek dili ağırlaştırmışlardır.

Tanzimat Dönemi Türk edebiyatına hangi yeni türleri kazandırmıştır?

Tanzimat Dönemi ile birlikte Türk edebiyatına modern roman, Batılı anlamda tiyatro, hikâye, makale, fıkra (köşe yazısı), eleştiri ve deneme gibi düzyazı türleri kazandırılmıştır.

EDebİYAT HABEROkuduğunuz için teşekkürler.